2.1.0 İsmin Halleri

İsmİn Hâli

Hâl dilbilgisel kategorisi, bir İSİM, ZAMİR veya İSİM ÖBEĞİNİN çekimiyle ilgilidir ve bu çekim, onun cümle ya da yantümce içindeki rolünü gösterir. Almancada dört hâl vardır: YALIN HÂL (NOMINATIV), -İ HÂLİ (AKKUSATIV), TAMLAYAN HÂLİ (GENITIV) ve -E HÂLİ (DATIV).

İngilizcede hâl biçimleri yalnızca -s ile yapılan iyelikte ve I – me, he – him gibi bazı zamirlerde bulunur. Cümledeki öğeler arasındaki ilişkiler başka yollarla gösterilir; bunlar esas olarak sözcük sırası (ör. My mother [özne] gave her neighbour [dolaylı nesne] the keys [doğrudan nesne]) ya da edatlardır (ör. My mother gave the keys to her neighbour).

Hâl çekimi, bir Almanca cümlenin yapısını göstermede vazgeçilmez bir rol oynar. Bu durum özellikle fiil değerliği ve sözcük sırası bakımından belirgindir. Almancadaki tüm hâllerin, Tablo 2.1’de özetlendiği üzere, çeşitli kullanımları vardır. Ayrıntılar bölümün geri kalanında şu sırayla verilmiştir:

  • yalın hâlin kullanımları (bölüm 2.1)
  • -i hâlinin kullanımları (bölüm 2.2)
  • tamlayan hâlinin kullanımları ve yerine von ile öbeğin kullanılması (bölüm 2.3–2.4)
  • -e hâlinin kullanımları (bölüm 2.5)
  • ek açıklama (apozisyon) ve ölçü öbeklerinde hâl kullanımı (bölüm 2.6–2.7)

Hâl, bir ismin cümlede hangi görevi üstlendiğini gösteren bir “etiket” gibidir. Türkçede bu etiketi ekler taşır: ev-i, ev-e, ev-in. Almancada ise etiketi çoğunlukla artikel (der / den / dem / des) taşır; isim çoğu zaman olduğu gibi kalır. Türkçe konuşan biri için bu mantık yabancı değildir. “Mehmet Elif’i çağırdı” ile “Elif’i Mehmet çağırdı” aynı anlama gelir, çünkü -i eki nesneyi belli eder. Almancada da Den Verkäufer fragt der Kunde dersen, den sayesinde satıcının nesne, müşterinin özne olduğu anlaşılır. İngilizcede ise etiket olmadığı için kelime sırası her şeyi belirler: The customer asks the seller ile The seller asks the customer tamamen farklı anlamlara gelir. Almancada bu yüzden kelime sırası daha esnektir.

Artikellerin hâllere göre değişimini şöyle özetleyebiliriz:

ErilDişilNötrÇoğul
Nominativderdiedasdie
Akkusativdendiedasdie
Dativdemderdemden (+n)
Genitivdes (+s/es)derdes (+s/es)der

Dişil, nötr ve çoğul isimlerde Nominativ ile Akkusativ aynıdır. Asıl fark eril isimlerde görülür (der → den). Bu yüzden eril isimlerde dikkatli olmak gerekir.

Hâllerin Türkçedeki karşılıklarını ve sorularını da yan yana görelim:

Almanca hâlTürkçe karşılığıSoruÖrnek
NominativYalın hâl (ek yok)Wer? Was? (Kim? Ne?)Der Verkäufer lächelt. (Satıcı gülümsüyor.)
Akkusativ-i hâliWen? Was? (Kimi? Neyi?)Ich frage den Verkäufer. (Satıcıya soruyorum.)
Dativ-e hâliWem? (Kime?)Ich danke dem Verkäufer. (Satıcıya teşekkür ediyorum.)
Genitiv-in hâliWessen? (Kimin?)Der Laden des Verkäufers (Satıcının dükkânı)

Yalın Hâl (Nominativ)

KullanımÖrnek
Fiilin öznesini gösterirDer Taxifahrer hielt vor dem Haus. (Taksi şoförü evin önünde durdu.)
sein gibi bağlaç fiillerin tümlecini gösterir; isim tek başına kullanılırMeine Mutter ist eine gute Köchin. (Annem iyi bir aşçıdır.)
Dein Bruder, wann holst du ihn ab? (Kardeşin, onu ne zaman alacaksın?)

Nominativ, cümlenin “kim?” ya da “ne?” sorusuna cevap veren kısmıdır. Fiilin önüne “Wer?” veya “Was?” koyarak özneyi kolayca bulursun: “Wer hielt vor dem Haus?” → Der Taxifahrer. Ayrıca sein (olmak), werden (olmak, dönüşmek) ve bleiben (kalmak) fiilleri bir eylem değil bir eşitlik bildirir. “Annem = aşçı” gibi iki tarafı eşitler, bu yüzden iki taraf da aynı hâlde, yani Nominativ’de durur. Türkçede de “Annem aşçıdır” derken “aşçı” kelimesine hiçbir hâl eki gelmez; mantık aynıdır. Üçüncü örnekte ise “Dein Bruder” cümlenin başında konu olarak tek başına söylenir ve ardından ihn zamiriyle geri çağrılır.

Örnekler:

Der Zug hat Verspätung. (Tren rötarlı.)

Meine Oma strickt einen Schal. (Büyükannem bir atkı örüyor.)

Das Baby schläft schon. (Bebek çoktan uyudu.)

Der Kaffee ist fertig. (Kahve hazır.)

Mein Nachbar ist ein freundlicher Mann. (Komşum cana yakın bir adamdır.)

Er wird ein guter Arzt. (O iyi bir doktor olacak.)

Die Tür bleibt offen. (Kapı açık kalıyor.)

Deine Mutter, wann rufst du sie an? (Annen, onu ne zaman arayacaksın?)

Der neue Lehrer, wie findest du ihn? (Yeni öğretmen, onu nasıl buluyorsun?)

-i Hâli (Akkusativ)

KullanımÖrnek
Fiilin doğrudan nesnesini gösterirIch trinke einen heißen Tee. (Sıcak bir çay içiyorum.)
Bazı edatlardan sonra kullanılırEr kaufte die Blumen für seine Frau. (Çiçekleri karısı için aldı.)
Birçok zarf tümlecinde kullanılırLisa lag das ganze Wochenende im Bett. (Lisa bütün hafta sonu yatakta yattı.)
Kalıplaşmış selamlama ve dileklerde kullanılırGuten Morgen! Gute Besserung! (Günaydın! Geçmiş olsun!)

Akkusativ, Türkçedeki -i hâlinin tam karşılığıdır. Eylemden doğrudan etkilenen şey, yani “neyi?” ya da “kimi?” sorusunun cevabı bu hâle girer: “Neyi içiyorum? Çayı.” Hatırlaman gereken en önemli nokta, bu hâlin yalnızca eril isimlerde artikel değiştirdiğidir (der → den, ein → einen).

İkinci olarak für, durch, ohne, gegen, um, bis, entlang edatları her zaman Akkusativ ister; bunları bir liste olarak ezberlemek işini çok kolaylaştırır.

Üçüncü olarak, zaman bildiren ifadeler (her gün, bütün hafta sonu, bir ay) Almancada çoğunlukla edat kullanılmadan doğrudan Akkusativ’le söylenir.

Son olarak “Günaydın!” gibi kalıplar aslında “Ich wünsche dir einen guten Morgen” cümlesinin kısaltılmış hâlidir ve nesne Akkusativ’de kalmıştır. Bu yüzden Guten Morgen diye yazılır. Örnekler:

Ich öffne das Fenster. (Pencereyi açıyorum.)
Wir bestellen eine Pizza. (Bir pizza sipariş ediyoruz.)
Sie liest einen Brief. (Bir mektup okuyor.)
Das Paket ist für meinen Vater. (Paket babam için.)
Der Bus fährt durch die Stadt. (Otobüs şehrin içinden geçiyor.)
Die Bäckerei ist gleich um die Ecke. (Fırın hemen köşede.)
Ich gehe jeden Morgen joggen. (Her sabah koşuya gidiyorum.)
Wir bleiben eine Woche in Hamburg. (Bir hafta Hamburg’da kalıyoruz.)
Er arbeitet den ganzen Tag. (Bütün gün çalışıyor.)
Guten Abend! (İyi akşamlar!) / Gute Reise! (İyi yolculuklar!)
Guten Appetit! (Afiyet olsun!) / Frohe Weihnachten! (Mutlu Noeller!)
Viel Glück! (Bol şans!) / Schönen Feierabend! (İş çıkışı iyi akşamlar!)

Tamlayan Hâli (Genitiv)

KullanımÖrnek
İsimleri birbirine bağlar (özellikle iyelik göstermek için)Der Preis des Tickets ist hoch. (Biletin fiyatı yüksek.)
Birkaç edattan sonra kullanılırEr blieb wegen seiner Grippe im Bett. (Gribi yüzünden yatakta kaldı.)

Genitiv, Türkçedeki -in tamlamasına karşılık gelir: “biletin fiyatı”, “evin çatısı”. Ama sıra tersine döner. Türkçede önce sahip gelir (bilet-in fiyat-ı), Almancada ise önce sahip olunan şey, sonra sahip gelir (der Preis des Tickets). Eril ve nötr isimlerde isme ayrıca -s ya da -es eklenir (des Tickets, des Hauses); dişil ve çoğulda ise isim değişmez, sadece artikel der olur. Genitiv edatları arasında wegen (yüzünden), trotz (rağmen), während (sırasında) ve statt (yerine) en sık kullanılanlardır. Günlük konuşmada bu edatların yanında sık sık Dativ de duyarsın (wegen dem Regen), ancak yazıda Genitiv doğru kabul edilir.

Örnekler:

Der Anfang des Films ist langweilig. (Filmin başlangıcı sıkıcı.)

Das Auto meines Onkels ist neu. (Amcamın arabası yeni.)

Die Tür der Küche klemmt. (Mutfağın kapısı sıkışıyor.)

Die Spielsachen der Kinder liegen überall. (Çocukların oyuncakları her yerde.)

Wegen des Regens bleiben wir zu Hause. ((Yağmur yüzünden evde kalıyoruz.))

Trotz der Müdigkeit geht sie zur Arbeit. (Yorgunluğa rağmen işe gidiyor.)

Während der Pause trinke ich einen Kaffee. (Teneffüs sırasında kahve içiyorum.)

Statt eines Taxis nehmen wir den Bus. (Taksi yerine otobüse biniyoruz.)

-e Hâli (Dativ)

KullanımÖrnek
Fiilin dolaylı nesnesini gösterirIch gebe dem Hund sein Wasser. (Köpeğe suyunu veriyorum.)
Er will seiner Schwester helfen. (Kız kardeşine yardım etmek istiyor.)
İyeliği gösterebilir, özellikle giysi ve vücut bölümlerindeDie Mutter zog dem Baby die Socken an. (Anne bebeğe çoraplarını giydirdi.)
Bazı edatlardan sonra kullanılırWir warteten lange auf dem Bahnhof nach dem Zug. (İstasyonda trenden sonra uzun süre bekledik.)
Birçok sıfatla kullanılırDer Film war mir zu lang. (Film bana fazla uzundu.)

Dativ, Türkçedeki -e hâlinin karşılığıdır ve “kime?” sorusunu cevaplar. “Köpeğe su veriyorum” cümlesinde suyu alan köpektir, yani dolaylı nesnedir. Dativ’in dört ayrı kullanımı vardır ve her birini ayrı öğrenmek en iyisidir:

  1. Dolaylı nesne: Bir şeyi birine verirken, söylerken, gösterirken kullanılır. Genellikle cümlede iki nesne olur: kişi Dativ’de, şey Akkusativ’de.
  • Dativ isteyen fiiller: helfen (yardım etmek), danken (teşekkür etmek), gefallen (hoşlanılmak), gehören (ait olmak), schmecken (lezzetli gelmek), glauben (inanmak), antworten (cevap vermek), folgen (takip etmek) gibi fiiller nesneyi her zaman Dativ’de ister. Türkçede de “yardım etmek” fiilinin “-e” aldığını düşün: “ona yardım ettim”. Bu benzerlik hatırlamayı kolaylaştırır.
  • İyelik (vücut ve giysi): Almancada “benim ellerim” yerine “bana eller” diye düşünülür. Sahip Dativ’de gelir, vücut parçası ise sahiplik ekiyle değil artikelle söylenir: Ich wasche mir die Hände.
  • Edatlar: mit, nach, bei, von, zu, aus, seit, gegenüber edatları her zaman Dativ ister. Bunları sıkça kullanacağın için ezberlemeye değer.

Sıfatlarda ise Dativ genellikle “benim için, bana göre” anlamını verir: Mir ist warm (Bana sıcak = Sıcaklıyorum).

Örnekler:

Ich bringe dem Gast ein Glas Wasser. (Misafire bir bardak su getiriyorum.)

Sie kauft ihrer Tochter ein Eis. (Kızına dondurma alıyor.)

Er erklärt den Schülern die Aufgabe. (Öğrencilere ödevi açıklıyor.)

Ich schreibe meinem Freund eine Nachricht. (Arkadaşıma mesaj yazıyorum.)

Kannst du mir bitte helfen? (Bana yardım edebilir misin lütfen?)

Die Jacke gefällt meiner Schwester. (Ceket kız kardeşimin hoşuna gidiyor.)

Das Handy gehört dem Lehrer. (Telefon öğretmene ait.)

Die Suppe schmeckt uns gut. (Çorba bize lezzetli geliyor.)

Ich wasche mir die Hände. (Ellerimi yıkıyorum.)

Sie kämmt dem Mädchen die Haare. (Kızın saçlarını tarıyor.)

Der Friseur schneidet dem Kunden die Haare. (Berber müşterinin saçını kesiyor.)

Ich wohne bei meiner Tante. (Teyzemin yanında kalıyorum.)

Wir fahren mit dem Zug. (Trenle gidiyoruz.)

Er kommt aus der Schule. (Okuldan geliyor.)